Facebook

kisa-film.net:) on Facebook

Gösterimde!



for the birds

FOR THE BIRDS

kanajo to kanojo no neko

KANOJO NO KANOJO NO NEKO


Six Figures Getting Sick

SIX FIGURES GETTING SICK

Çarpışma

CARPISMA




  • Wold Builder



    WORLD BUILDER (2007)



    Yönetmen : Bruce Branit
    Senaryo    : Bruce Branit

    Oyuncular: Brian Paulette,rin McGrane

    Sevdiğin kişi için bir dünya inşa etmek ister miydin?... Sin City,Titanic,Lost gibi filmlerde görsel efekt uzmanı olarak çalışan Bruce Branit'ten postmodern bir duygusal yapıt. Açıkçası filmin ilk dakikasını izlediğim anlarda ekranlarda hergün izlediğimiz reklam filmlerinden fazlasını vadettiğinden emin değildim.Ama ilerleyen dakikalarda yanıldığımı anladım.

    Buna ek olarak ekşi sözlük yazarlarından mies 'ın filmle ilgili yorumunu da hayli güzel buldum:

    gelişen teknoloji ve değişen dinamikler; insanının işini, hobisini, iletişimini değiştirdiği gibi şüphesiz duygusal hayatını da etkiliyor. eski zamanlarda geçen hiç bir aşk hikayesi bana etkileyici gelmiyor, eski zamanların etkisinden kurtulamayan günümüz aşk edebiyatı da aynı şekilde yapış yapış. bunun edebiyatını yapanı da, kitabını çıkaranı da, başlığına yazanı da anlayamıyorum. dağları delen kerem, çölü geçen mecnun bana hiç bir şey ifade etmiyor. çünkü, bunların nasıl bir şey olduğu hakkında kafamda tek bir parametre yok. dağ delmedim, çöl görmedim. göz bebeklerim gitme diye yalvarmadı. ince hastalığa tutulmadım. aşk şarkıları da ilk fırsatta tercihim değil, aşk filmleri de. hatta şöyle söyleyeyim aşk temsillerinin hepsinden ayrı ayrı nefret ediyorum. bu aşka duyduğum nefretten değil, insanların onu yansıtma biçiminden olsa gerek.

    ama ara sıra biten bir ilişkinin ardından ne bok yiyeceğimi bilmeden odanın ortasında durduğum, ağladığım, özlediğim, dönmek istediğim, yalnız kalmak istemediğim de yalan değil. yazıyorum buraya ne hissediyorsam, tüm düşüncelerimin en ucuna ancak yazarak güvenli bir şekilde gidebiliyorum. aşktan değil onun insanlar üzerindeki etkilerinden nefret ediyorum; yapmacık geliyor. tuna kiremitçi'sinden elif şafak'ına, sezen aksu'sundan kayahan'ına hepsinin anlattığı tek şey aynı terane. bana yıllardır duyduğum şeylerden başkasını anlatmayan kimseyi sevemiyorum.

    ama world builder farklı. aşk üzerine yapılmış en gerçekçi eser. çünkü oradaki adamın verdiği emeği, düşüncelerini, neler istediğini biliyorum. aynı işi ben de yapıyorum çünkü; bir çiçeğin modellemesini, ışık ayarlarını, model sahnesini, dokuları, polylineları biliyorum. ve ne kadar çaba gösterilmesi gerektiğinin de farkındayım öyle bir sokak için. günler geceler; haftalar aylar boyunca uğraşmak gerekir.

    işte canımı alan da bu farkındalık oldu. sezen aksu'yu anlayamam, tuna kiremitçi'yi sevemem, elif şafak'a sabredemem; aşk acısını görkemli duygularla yapış yapış anlatmaya çalışan herkesten soğurum. ama bu film beni neredeyse öldürüyordu. nefes alamadığım yerler oldu, boğazımdaki yumruktan.

    anlatmaya çalışıp beceremediğim üzere; world builder benim dilimden konuştuğundan dolayı, şimdiye kadar izlediğim en acıklı filmdi, okuduğum en iyi aşk romanıydı, dinlediğim en iyi aşk şarkısıydı. hayatımda bir kez daha izlemeyecek kadar, bana hitap ediyordu. canıma kastediyordu.

0 yorum:

Leave a Reply